Gönderen Konu: Mûte savaşı nasıl olmuştur?  (Okunma sayısı 572 defa)

Çevrimdışı akademikfetvalar

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 800
    • Profili Görüntüle
Mûte savaşı nasıl olmuştur?
« : Kasım 26, 2016, 03:32:47 ös »
Mûte savaşı nasıl olmuştur?

Bizanslılar ile Müslümanlar arasında yüzyıllar boyu sürecek olan silahlı mücadeleler Mûte Savaşı ile başlamıştır. Peygamberimiz (s.a.s.) Hicretin sekizinci yılı Rebiulevvel ayında içlerinde Ka’b b. Umeyr el-Gıfârî’nin bulunduğu on beş kişilik bir heyeti Belkâ’ya bir gecelik mesafedeki Zâtu Atlah’a bölge halkını İslâm’a davet için göndermişti. Ancak heyet üyeleri oka tutularak hepsi şehit edilmişler; yalnızca yaralı olarak kurtulan Ka’b Medine’ye dönebilmiştir. Bu olaya çok üzülen Hz. Peygamber (s.a.s.) onların üzerine bir ordu göndermeyi düşünmüş; ancak bölge halkının başka yere gittiklerini öğrenince bundan vazgeçmişti. Şartlar olgunlaştıktan sonra Hz. Peygamber (s.a.s.), üç bin kişilik bir ordu hazırladı ve orduyu Seniyyetü’l-Vedâ’ya kadar uğurladı. Müslümanlardan, bölge halkını İslâm’a davet etmelerini; kabul ettikleri takdirde savaşmamalarını; aksi takdirde Allah’a sığınıp onlarla savaşmalarını istedi. Ayrıca Müslümanlara sözlerinde durmalarını, aşırı gitmemelerini; çocukları, kadınları, yaşlıları ve manastırlara çekilmiş kimseleri öldürmemelerini; hurmalıklara zarar vermemelerini, ağaçları kesmemelerini ve binaları yakmamalarını tembih ve tavsiye etti.

İslâm ordusu Maân’a kadar ilerledi ve burada karargâh kurdular. O sırada Bizans İmparatoru Herakleios’un Beliy kabilesinden Mâlik b. Zâfile kumandası altında Behrâ, Vâil, Bekir, Lahm ve Cüzâm gibi Arap kabilelerinden oluşan yüz bin (bazı kaynaklarda yüz bini Rumlardan ve yüz bini de adı geçen Hristiyan Arap kabilelerinden olmak üzere toplam iki yüz bin) kişilik bir ordunun başında Maâb’a geldiğini öğrendiler. Müslümanlar Maân’da iki gün kalarak ne yapmaları gerektiğini görüştüler. Sonunda savaşa karar verildi. Maân’dan ayrılan İslâm ordusu, savaşın cereyan edeceği Mûte’ye giderek savaş düzenine geçti. Savaşta Zeyd b. Hârise’nin şehit düşmesi üzerine sancağı Câfer b. Ebû Tâlib aldı. O da kahramanca çarpıştıktan sonra şehit olunca sancağa Abdullah b. Revâha sahip çıktı. O da şehit düşünce Müslümanlar sancağın Halid b. Velid’e verilmesini kararlaştırdılar. Halid sancağı alır almaz düşman üzerine saldırmaya karar verdi. Bu sırada akşam olmasına rağmen onun bu hareketi tesirini gösterdi. İslâm ordusunun sağ kanat komutanı Kutbe b. Katâde, Hristiyan Arapların komutanı Mâlik b. Zâfileyi öldürdü.

Müslümanlar Halid b. Velid’in etrafında toplanarak pekçok düşman askerini öldürdüler. Geceleyin savaşa ara verildi. Düşman ordusunun sayıca üstün oluşunu göz önüne alan Halid b. Velid değişik bir taktik uygulamaya karar verdi. Ordunun sağ kolundaki askerleri sola, solundakileri sağa, öndekileri arkaya ve arkadakileri öne alarak, düşmanın, Müslümanların geceleyin yardım aldıklarını sanmalarını planladı. Esasında onun asıl hedefi, düşmanın maneviyatını sarstıktan ve şiddetli bir hücum ile onları yıldırdıktan sonra, İslâm ordusunu yok olmaktan kurtarıp emniyet içerisinde geri çekmekti. Düşman askerleri ertesi sabah karşılarında değişik askerleri görünce şaşırdılar ve maneviyatları sarsıldı. İslâm ordusu ani bir hücumdan sonra geri çekildi. Halid’in planı hedefine ulaştı. Düşman askerleri Müslümanları takip etmeye cesaret edemediler. Halid’in kendilerini çöle çekip orada savaşmak istemesinden endişe ettiler. Sonunda iki ordu birbirinden ayrıldı. İslâm ordusu Medine’ye döndü. Peygamberimiz (s.a.s.) ve Medine’de bulunan Müslümanlar, hatta çocuklar, onları Cürf mevkiinde karşıladılar (8/624).